Anoreksiya Nevroza ve Diğer Yeme Bozuklukları

Anoreksiya Nevroza

Yeme bozuklukları (YB);  Anoreksiya Nevroza (AN) ve Bulimia Nevroza (BN) başta olmak üzere bu iki sendromun değişik biçimleri ve son yıllarda tanımlanan Tıkınırcasına Yeme Bozukluğu (TYB) tablosundan oluşan bir tanı grubudur. Anoreksiya Nervoza psikiyatrik hastalıklar içerisinde en yüksek mortalite (ölüm) oranı ile dikkatle ele alınması gereken bir hastalıktır. Yeme bozuklukları bir ergenlik dönemi hastalığı olarak kabul edilmektedir. Hastalığın başlangıcı büyük oranda ergenlik dönemindedir. Anoreksiya nevroza için başlangıç yaşı 14-18, Bulimia Nevroza için 16-20 olarak bilinmektedir. Her iki hastalık için de başlangıç yaşının son yıllarda gençlerin ergenliğe daha küçük yaşlarda girmesiyle birlikte daha erken yaşlara kaydığı düşünülmektedir. Anoreksiya Nevroza'da ölüm oranları çalışmalara göre %2-10 arasında değişmektedir. 42 yapılanmış araştırmanın gözden geçirildiği bir metaanalitik çalışmada ölüm oranı %5,9 bulunmuştur. Bulimia içinse ölüm oranı %1 olarak verilmektedir.

Anoreksiya Nevroza için DSM IV TR tanı ölçütlerine baktığımızda 

  • Yaşına ve boy uzunluğu için olağan sayılan en az kiloda ya da bunun üzerinde bir vücut ağırlığına sahip olmayı kabul etmeme
  • Beklenen kilonun %85'nin altında kalacak vücut ağırlığına sebep olabilecek bir kilo kaybı
  • Büyüme dönemi sırasında beklenenin % 85'inin altında bir vücut ağırlığına sahip olmaya yol açacak bir biçimde beklenen kilo alımını gerçekleştirememe
  • Beklenenin altında bir vücut ağırlığına sahip olmasına karşın kilo almaktan ve şişman olmaktan aşırı bir korku duyma
  • Kişinin vücut ağırlığını ya da biçimini algılayış şeklinde bozulma olması
  • Kendini değerlendirmede vücut ağırlığının ya da biçiminin anlamsız bir etkisinin olması
  • Vücut ağırlığındaki aşırı düşmenin önemini inkar etme
  • Bayanlarda 3 ardışık menstruel siklusun olmaması (amenore)
  • Kısıtlayıcı tip; Anoreksiya Nevroza'nın o sıradaki epizodu sırasında kişi düzenli bulimik davranışlar göstermemiştir.
  • Bulimik Tip; Anoreksiya Nevroza'nın o sıradaki epizodunda kişi düzenli olarak Bulimik davranışlar göstermiştir.

 

Bu belirtileri açacak olursak;

Kilo kaybı; Çoğunlukla hastalığın başlangıcında kilo vermeye yönelik bir diyet öyküsüyle başlar. Genç kızlar ergenliğe bağlı bedensel değişimler sonrasında kilo almış olabilir ya da aslında kilo almasa da aynaya baktığında bedenini kilolu olarak algılayabilir. Sık sık tartılarak kilosunu, aynaya bakarak bedenini kontrol etme çabasına girerler. Bedenlerini algılayış şekilleri bozulduğundan kilo verse de zayıf olduğunu algılayamaz ve şişmanlama korkusundan kurtulamazlar. Kilo verdikçe beden algıları daha da bozulabilir. Hasta başlangıçtaki kilosunun %20-30'unu hatta ağır olgularda %50'sini kaybedebilir.

  • Besinler aşırı ölçüde kısıtlanabilir.
  • Yemek ile ilgili kendine özgü ritüeller geliştirebilirler.
  • Çoğu hasta aileleriyle aynı sofrada yemek yememeye başlar.
  • Sürekli kalori hesabı yapar ve bazı besinlerden şişmanlayacakları korkusuyla şiddetle uzak durabilirler.
  • Kilo verdiren ilaçlar, bağırsak hızlandıran ilaçlar vs kullanmaya başlayabilirler.
  • Aşırı bir egzersiz yapma davranışı içine girebilirler.
  • Bulimik tipte tıkınırcasına yemenin ardından kendini kusturma davranışı gelişebilir.

Anoreksiyo Nevroza'da Bedensel ve Biyolojik Değişimler

Görünüm;

  • Hasta solgun zayıf siyanoze bir görünümde olabilir.
  • Nabız tansiyon ve vücut ısısı dikkat çekecek ölçüde düşüktür.
  • Deride değişikler ve kıllanmada artma olabilir. Sırtta kollarda ve yanaklarda lanugo denilen yumuşak tüyler görülür.
  • Tükrük bezlerinde büyüme ve vücut ekstremitelerinde ödem görülebilir.
  • Beklenen ikincil cinsiyet özelikleri geriler adeta cinsiyetsiz bir görünüm ortaya çıkar.
  • Genç kızlarda adet görememe başlar ya da henüz ilk adet olmamışsa adet yaşı gecikir.

Biyolojik komplikasyonlar;

  • Bradikardi (düşük kalp atım hızı), düşük tansiyon, mide boşalmasında gecikme, bağırsak hızında azalma, kabızlık, anemi, lökopeni (enfeksiyonlara karşı savunan immün sistem hücreleri)
  • Endokrin değişimler; Hipotalamohipofizer aksta değişimler belirleyicidir. FSH, LH, östrodiol ve progesteron düzeyi düşük bulunur. Östrojen düşüklüğünün en önemli sonucu osteoporoz (kemik kalsiyumunda azalmaya bağlı yapısal değişimler).
  • Hiperkortizolemi plazma ve idrarda kortizol düzeyi yüksektir.
  • Periferik hipotiroidi olabilir ki aslında bu gerçek bir hipotiroididen çok organizmanın besin yetersizliğine karşı geliştirdiği bir savunmadır. Tüm metabolizma hızını düşürerek başa çıkmaya çalışmasıdır.
  • K (potasyum düşüklüğü) dikkatle izlenmesi gereken bir sonuçtur ve özelikle kusma varsa ortaya çıkar.
  • Sık kusma laksatif kullanımı ve diüretik kullanma renal yetmezlik yapabilir ve üre kreatinin düzeyleri yüksek bulunabilir.
  • Hiperkolesterolemi
  • Kanda su tutan ve en temel maddelerin taşıyıcı olan kan albümin düzeyi düştüğünde ödemler meydana gelir.
  • Serum çinko ve fosfat düzeyi düşebilir.
  • Anoreksiyo Nevroza hastalarında beyin görüntülemesinde anomalilere rastlanabilir. Bunlar daha çok kortikal atrofi ventriküllerde genişleme yada her ikisi biçimindedir.Normal beden ağırlığına ulaşan hastaların bu belirtilerinin düzeldiği gözlenir.

Bulimia Nervoza 

Tıkınırcasına yeme epizodu ne demektir ?

  • Aynı zaman diliminde ve benzer koşullarda çoğu insanın yiyebileceğinden çok daha fazla miktarda olan yiyeceği belirli bir zaman diliminde yeme (örn 2 saat içinde)
  • Bu epizod sırasında yemenin kontrolünün kalktığının duyumsanması(yemeyi durduramayacağı ya da ne yediğinin ya da ne kadar yediğinin kontrol edememe duygusu)

Bulimia Nervoza tanısı için;

  • Yineleyen tıkınırcasına yeme epizodlarının olması
  • Kilo almaktan sakınmak için,kendisinin yol açtığı kusma, laksatifler diüretiklerin lavmanların yada diğer ilaçların uygunsuz kullanımı
  • Hiç yemek yememe  yada aşırı egzersiz yapma gibi uygunsuz dengeleyici davranışlarda tekrar tekrar bulunma
  • Bu davranışların en az 3 ay süreyle en az haftada iki kere gözleniyor olması
  • Kendini değerlendirirken anlamsız bir biçimde vücudunun biçiminden ya da ağırlığından etkilenme
  • Bu belirtiler sadece anoreksiya nervoza epizodları sırasında ortaya çıkmaz.

Bulimia kusmanın olup olmamasına göre çıkartma olan tip ve olmayan tip olarak iki başlıkta incelenir.

Bulimik hastalar anoreksikler gibi beden ağırlığı ile aşırı bir uğraş içindedirler. Şişmanlama korkusu ve zayıflama çabası belirgindir.Hastanın beden ağırlığı normal ya da normalin üzerinde olabilir. Hasta engelleyemediği yeme nöbetlerinin ardından şişmanlama korkusu ve yediklerinin yarattığı suçluluk duygusuyla kendine zarar verici davranışlar geliştirir; uyararak ya da uyarmayarak kusar, laksatif diüretik kullanır. Yeme nöbetleri sırasında çok kısa bir sürede çok yüksek kaloride besinleri hızlıca tüketir. Aşırı yeme atağından önce yemeklere karşı önüne geçilmez bir istek duyulur, ataklar sırasında yemeklerden alınan bir haz söz konusu değildir. Atağı izleyen dakikalarda kısa süreli bir rahatlama olur ancak hemen ardından yoğun bir pişmanlık gelir.Yeme nöbetlerinin yarattığı suçluluk ve depresif ruh hali ve bu ruh halinin yarattığı yeme nöbetleri kusma kısır döngüsü çok tipiktir. Bulimia nervozalı hastalar kendi duygularını tanımlayamamaktan, var olduklarını hissedememekten ve içlerinde bulunan boşluk duygusundan yakınırlar. Yeme nöbetleriyle adeta bu boşluğu doldurmaya çalışırlar. Bu hastalarda dürtüsellik çok belirgindir. Kendine zarar verici davranışlar kontrolsüz cinsel yaşantı, alkol kötüye kullanımı gibi davranış bozuklukları görülebilir. Bulimia da kronik kusmanın yol açtığı sıvı kaybı ile birlikte sodyum klor ve özelikle potasyum eksikliği ciddi tıbbi riskler yaratır. Bu risklerin başında kardiyak aksamalar gelir. Paroksistik taşikardi, supraventriküler aritmi, ekstrasistoller ortaya çıkabilir ve bunlar ani ölüm sebebi olabilir. Bulimia Nevroza'da kusma sindirim sisteminin tümünde sorunlar yaratır. Diş çürükleri, özofajit, gastrit, reflü, kalın bağırsak hareketlerinde düzensizlik parotis bezinde büyüme en temel sorunlardır.

Tıkarıncasına Yeme Bozukluğu

Tıkınırcasına yeme atakları olmasına rağmen Bulimia Nevroza'daki gibi alınan besinlerin kilo yapıcı etkisini gidermek için başvurulan yollar yoktur. Hastalar boylarına göre beklenen ağırlığın çok üzerindedir ve genelde obezite tanısı alırlar. Yeme atakları sırasında kontrol kaybı duygusu yaşarlar ve kısa sürede çok miktarda besin tüketirler. Çoğu zaman açlık hissetmeden yediklerini bildirirler ancak Bulimia'dan farklı olarak yediklerinden haz alırlar. Yeme atağı sonlandıktan sonra rahatlamanın ardından zaten düşük olan öz saygıları pişmanlık duygularıyla birleşir ve depresif bir duygulanıma yol açabilir.

Yeme Bozukluklarının Altında Yatan Sebepler 

Yeme bozukluğu etiyolojisiyle ilgili psikopatolojik, sosyokültürel, ailevi ve biyolojik etkenleri sorgulayan çeşitli açıklamalar bulunur. Anoreksiya Nervoza için altta yatan sebeplere yönelik önermeler çok sayıdadır ve bunlar tümüyle psikolojik etmenlere ağırlık veren önermelerden tümüyle biyolojik etkenlere ağırlık veren önermeler kadar çeşitlilik gösterir. Anoreksiya Nevroza cinsel kimliği üstlenmedeki ve ergenlik değişimlerine uyum sağlamadaki yetersizliği gösterir. Çatışma beslenme işlevleri düzeyinde değil horlanılan ve reddedilen bedende yaşanır. Anoreksiya Nevroza başta olma üzere tüm yeme bozukluklarının psikopatolojisinde erken dönem anne çocuk ilişkisindeki beslenme ile ilgili karşılıklı etkileşimlerin ve ileriki yıllarda aile ve çocuk arasındaki etkileşimlerin belirleyici olduğu kabul edilir. Bebeklik döneminde annenin bebeğin ihtiyaçlarına uygunsuz yanıtlar verdiği düşünülür. Bu dönemde anne bebeğin her türlü kaygısına onu besleyerek yanıt verir ve bu beslenme dönemlerinde haz yaşantısı yaşanamaz. Açlık yokluk ya da açlık ve diğer huzursuz eden durumlar arasındaki ayırımı yapamayan çocuk bedensel duyumlarla duygusal duyumları ayırt edemez. Bu güçlük beden algısının bozulması ve yeme bozukluğunun ortaya çıkması için zemin hazırlar. Yeme davranışı bedeni kontrol altında tutmanın en ilkel yoludur. Giderek incelen bedeni ile adetlerini durdurarak cinsiyetinin gelişimini ve olası hamileliğini kadınlığını ve cinsel hazzını kontrol altına almaktadır. Aile ve ikiz çalışmalarında Anoreksiya Nevroza ve Bulimia Nevroza'nın gelişiminde güçlü bir genetik yatkınlık olduğunu belirtselerde hangi kırılganlıkların nasıl geçtiği hangi mekanizmalarla etki yaptığı henüz belirlenebilmiş değildir.

 

Sayaç