Çocuk ve Hayvan Sevgisi

ÇOCUK VE HAYVAN SEVGİSİ

İnsanları bir arada tutan bağlar gücünü hiç kuşkusuz sevgiden alıyor. Nasıl ki bir tohumun büyüyebilmesi ve meyve verebilmesi için ışık ve suya ihtiyacı varsa insan yavrusunu gelişiminin gücünü doğduğu ailenin sevgisinden alır. Ailenin her üyesi birbiriyle güçlü bağlarla bağlıyken insan malesef çoğunlukla kendisinin çok daha büyük bir ailenin  yani içinde bulunduğu evrenin sadece bir parçası olduğu ve bu evrende bitkiler, hayvanlar ve  tüm canlılarla kardeş olduğu gerçeğini hele de teknolojinin bu denli hızlı geliştiği günümüzde çoğunlukla göz ardı ediyor. Bunu yaparken insan kendini  hayvandan ayıran en önemli özeliğin aklı olduğunu düşünse de tam da bu aklı sebebiyle kendini ne kadar büyük bir güçten mahrum ettiğini anlamaya da başlamalı. Çocuklar ve hayvanlar arasındaki ilişki çok özel bir ilişkidir. Kendine benzer olmayan bir canlıyla kurulan ilişki çocuğun iç dünyasının gelişiminde çok özel kavşaklar oluşturur. Kurulan ilişki içgüdüsel sevgi ve bağlılık ilişkisidir. Bu sevgi ilişkisinde koşullar ve şartlar söz konusu değildir. Çocuk ilişki kurduğu hayvan üzerinde söz sahibi olmaksızın onu var oluşuyla sever ve bağlanır. Onun ihtiyaçlarını karşılarken beraberinde bir canlıyı büyütmenin sorumluluğunu da öğrenmiş olur. Onun ihtiyaçlarını karşılarken arada kurulan sevgi bağının keyfini yaşar. Onunla iletişime geçtikçe tabiatın dilini de öğrenir.

Burada önemli olan diğer bir konu annenin diğer canlıları çocuğa sunma şeklidir. Anneler çocuklarını korumak adına diğer canlıları çocuklara kirli ya da tehlikeli olarak sunduklarında çocukla dış dünya arasındaki dengenin sağlıklı kurulmasına zarar vermiş olurlar. Kendisinin varlığı ne kadar önemli ve değerliyse diğer bir canlının da varoluşu o kadar değerlidir. Annenin çocuğunun dünyasına hayvanları sunarken buna önem vermesi gerekir.

Birlikte kardeşçe yaşamak istiyorsak birlikte yaşadığımız tüm canlıların da kardeşlerimiz olduğunu, onların bizim dilimizi konuşamasalar da onlarla birlikte oldukça onlarla aramızda gelişen dilin çok daha zengin besleyici ve içdünyamızla çok daha ilişkili bir dil olduğunu hissetme şansını kendimize ve çocuklarımıza vermeliyiz.

Sayaç