Çocuklarda Sık Görülen Uyku Bozuklukları

Uyku Bozuklukları

Çocuk polikliniklerine başvuru sebeplerinden diğer bir tanesi uyku ve uyku ile ilişkili sorunlar olmaktadır. Uyku, çocuk ve anne ikilisinin duygu durumuyla ve uyku ile ilgili davranış biçimleriyle sıkı bir ilişki içindedir. Uyku bozuklukları DSM IV'e göre üç alt tipte incelenir.

  1. Dissomnialar: Primer uyku bozuklukları, uykuya dalmakta, uykuyu sürdürmekte zorluk veya gün içinde aşırı uyku hali
  2. Parasomnialar: Uyku ile ilişkili episodik davranış bozuklukları, uyku fazlarına göre alt gruplara ayrılır. 
  3. Mental, nörolojik ve diğer tıbbi durumlara bağlı uyku bozuklukları, 
  4. Tam olarak uyku bozukluğu denemeyen, uyku bozukluğu demek için ileri değerlendirmeler gerektiren durumlar 

Dissomnialar 

1-3 yaş çocukların %20’si;  4-5 yaş çocukların %10’u önemli uykuya dalma ve gece uyanma problemleri yaşar. Erken yaşlardaki uyku problemleri ileri yaşlardaki uyku problemlerinin bir öncülü olabilir.

Etyolojik Faktörler

“İyi uyuyanlar “ (good sleeper) olarak bilinenler aslında geceleri “kötü uyuyanlar” ( poor sleepers) kadar sık uyanırlar ancak kimseyi rahatsız etmeden kendilerini yatıştırıp, tekrar uykuya dalarlar. Burada önemli faktör, çocuğun kendini yatıştırabilme özelliğidir. Diğer önemli konu ise ebeveynin, çocuğun gece uyanışını bir problem olarak görüp görmediğidir. Anneleriyle beraber uyuyan çocukların daha sık uyandığı bulunmuştur. Aile faktörleri: Annenin mental durumu, duygudurumu önemlidir. Bebek 8 aylıkken annenin depresyonu 8 ay- 3 yaş arası uyku probleminin devam etmesi ile ilişkili bulmuştur. Çocukla ilgili faktörler: Düşük duyusal eşik ve uzamış doğum ve komplikasyonlar 

Çocuğun kendi başına uyuyabilmesi ve gece uyandığında kendini yatıştırabilmesi bireyselleşmesi için önemlidir. Ebeveynin ve infantın seperasyon problemi, uyku problemlerini çözmekte en sık altta yatan nedendir. Okul öncesi ve okul döneminde problem sıklıkla ebeveynlerin yatma zamanı ile ilgili kuralları yeterince uygulayamamasından kaynaklanır. Yine bu dönem çocuğun karanlıktan, gölgelerden, canavarlardan korkması doğaldır. Bu da uykuya dalmayı güçleştirebilir. Bu korkular şiddetli anksiyete ile komplike olursa gece kabuslarına dönüşebilir. Ergenlik döneminde insomnia oranı artmıştır. Bu diğer psikolojik problemlerle ilişkili olabilir.

Narkolepsi

Uyanıkken ani, kontrol edilemeyen REM uyku ataklarıdır.  Genelde geç adolesan veya erken erişkin dönemde başlar ve hayat boyu sürer. Vakaların %20’sinde başlangıç puberte öncesidir. REM uykusuna bağlı kas paralizisi görülebilir ve kişi tüm kas tonusunu kaybedip yere düşebilir. Hipnogojik halusilasyonlar olabilir.

Klein-Levin Sendromu

Tipik olarak erkek adolesanlarda  bir enfeksiyonu veya stresli bir deneyim veya yaralanmayı  takiben  başlar .Episodik bir seyir izler. Haftalar veya aylarca olmayıp yeniden aktive olabilir. Aralarda her şey normaldir. Epizodlar sırasında ergen çok uzun süre uyur, çok fazla yemek yer ve seksüel davranışlarda bulunur. Bu bazen hafif bir organik konfuzyonel durumu andıracak görünümde olabilir. Spontan düzelme eğilimi vardır, fakat bu yıllar sürebilir.

Parasomniya

Daha çok çocukluk çağında görülen uyarılmışlık veya uyku fazlarının arasında geçiş anormalliklerine bağlı uykunun bölünmesine neden olan bir grup bozukluktur.

Nightmares (Kabuslar)

Nadir kabuslar çocuklar ve ergenler için normaldir. DSM-IV kriterlerinde nightmare demek için önemli derecede stres veren ve ayrıntılı olarak hatırlanan kabusların neden olduğu tekrarlayan uyanmaların olması gerekir. Burada çocuklar uyanır ve gördükleri kötü rüyayı çok ayrıntılı bir şekilde anlatabilir ve ailenin telkiniyle yatıştırılabilir. Semptomlar tipik olarak okul öncesi yaşlarda başlar ve yaşla sıklığı azalır. 6-12 yaş çocukların %20’sinde görülür. Kabusun içeriği çocuğun altta yatan bir stresinin göstergesi olabilir. Kabuslar stresle, uyku deprivasyonuyla, yorgunlukla, uyunan ortamın değişmesiyle artabilir. Kabuslar süreğense ve çocuk rahatlatılamıyorsa tedavi gerekebilir. Tedavi altta yatan nedene göre incelenir. Burada en önemli nokta bu kabusların Travma sonrası stres bozukluğuna ait bir ipucu olabilir.

Gece Terörü

Genelde gecenin ilk 1/3 ‘ünde olur. Çocuk çok korkmuş görünümdedir, bağırır, şaşkın şaşkın etrafa bakar, terlemiştir, pupilleri dilatedir, taşikardik ve  hiperventile olabilir. Bazen çocuk yataktan kalkar ve etrafa doğru koşuşturur.  Çocuk ajite ve konfuzedir, anne-baba tarafından yatıştırılamaz.  Bu durumda çocuk uyanık görünmesine rağmen uyanık değildir, anne babasını tanımaz. Sabah bu olayı hatırlamaz. Genelde birkaç dakika sürer (1-10 dak.). Epizod çocuğun uyanmasıyla sona erer. Eğer epizodlar sıksa, çocuk fiziksel olarak tehlikeli şeyler yapıyorsa, ailenin ve çocuğun fonksiyonelliği bozuluyorsa tedavi verilmelidir.

Uyurgezerlik

Uyku sırasında tekrarlayan yataktan kalkıp bazı motor hareketler yapma epizodlarıyla karakterizedir. Birkaç dakikadan yarım saate kadar uzayabilir. Çocuk yavaşça yataktan kalkar, tekrarlayıcı stereotipik hareketler yapar (battaniyesiyle oynamak). Bunlar yürüme ve diğer komplike hareketlere dönüşebilir. O sırada çocuğu uyandırmak çok zordur. Çocuğun koordinasyonu zayıftır. Çocuk bir miktar görebilmesine rağmen yaralanma riski yüksektir. Bu esnada konuşma da olabilir ancak genelde anlaşılmazdır. Çocuk uyanabilir veya başka bir yerlere uzanıp yeniden uykuya devam edebilir. Sabah hatırlamaması tipiktir.

Delayed Sleep Phase Sendrom (DSPS):  Gecenin geç saatlerinde çocuk ve yetişkinlerin çok alert olduğu ve uykuya meyillerinin minimal olduğu bir dönem vardır. Yatma vakti bu faza denk gelirse çocuk uyuyamayabilir.

Adolesanlarda uyku problemleri

Adolesan dönemde uyku ihtiyacı artar fakat uyku fazı gecikir (bu biraz adolesanın yaşam stili ile de ilgilidir).  Adolesanlar gece geç yatarlar ve postpubertal fizyolojik olarak daha çok uykuya ihtiyaç duyarlar. Bu nedenle çoğu gündüz uykulu olmaktan şikayetçidir. Bu dönemde uykuya dalmaktaki zorluk sıklıkla  “delayed sleep phase send“ ile ilgilidir. Gündüz de uyku ihtiyacının yeterince karşılanamamasına bağlı uykululuk hali görülür. Adolesan dönemde insomnia oranı artmıştır. Bu diğer psikolojik problemlerle ilişkili olabilir. Kafein, nikotin ve madde kullanımına bağlı olabilir. Bundan dolayı adolesanlarda kronik uyku problemi varsa çok dikkatli hikaye alınmalıdır.

Gün içi aşırı uykululuk hali

3 ana nedeni olabilir :

    1- Yetersiz uyku

    2- Obstruktif sleep apne gibi medikal durumlara , ilaç kullanımına veya parasomnialara bağlı gece uykusunun bozulması

    3- Narkolepsi ve Klein – Levin Sendromu'ndaki gibi primer olarak uyku ihtiyacının artması

Medikal  durumlar arasında; obs. sleep apne, nokturnal astma, epilepsi vardır. Çocukların %1’inde  bir dereceye kadar üst solunum yolu obstruksiyonu vardır. Çoğu vakada büyümüş tonsillere ve adenoidlere bağlıdır. Bunun dışında  * Down Sendr.  * Prader Willi Sendr.  
* Kraniyofasiyal Sendr. gibi durumlar da  üst hava yolunu etkiler. 
Tipik belirti horlamadır. Diğer belirtiler uykuda zorla nefes alma, huzursuzluk, terleme, ağızdan nefes almadır. Kısmi veya tam üst hava yolu obstr.’da kan  O2 düzeyi düşer, kan CO2 düzeyi artar; bu da uyku fizyolojisini bozar ve gece sık sık uyanmalara neden olur. Böylece çocuğun kognitif ve davranışsal gelişimi ve büyümesi etkilenir.

Sayaç