Çocukluk çağı travmasının klinik görünümleri

Travma Sonrası Stres Bozukluğu

Travma sonrası stres bozukluğu denildiğinde başlıca söylenmek istenen travmanın kişinin yaşamını bozucu etkisidir. Ama öncelikle travma tanımını doğru yapabilmek önemlidir.

Travmatik olay nedir?
Hepimiz yaşam içinde bir çok yaşam olayına üzülebiliyoruz. Zor yaşam olaylarına karşı herkes kendi başa çıkma gücünü ve yollarını kullanarak bir yol bulmaya çalışır. Bazı olaylar bazı kişiler için daha hafif yaşanırken bazı olaylar görünürde çok önemli olmasalar da çok daha sıkıntılı yaşanır. Yani stres uyandıran durumlar birazda kişinin başa çıkma gücüne göre zorluk ya da kolaylık gösterir.

Ancak yaşamda öyle olaylar başa gelebilir ki bu olayı yaşayan herkesi etkiler. Başa çıkması herkes için çok zordur. İşte bu olaylara Travma diyoruz. Kişinin eşinden ayrılması ilişkinin durumuna göre çok stresli yaşanmayabilir ancak tacize uğramak hemen herkes için çok zor bir durumdur. O zaman tanımı yaparken bir olaya travma diyebilmek: kişi gerçek bir ölüm ya da ölüm tehdidi, ağır bir yaralanma, kendisinin ya da başkalarının bedensel bütünlüğüne bir tehdit yaşamış ya da böyle bir olaya tanık olmuş olması olarak tanımlanabilir. Saldırıya uğrama, kaçırılma, rehin alınma, terör, silahlı çatışma, cinsel ya da fiziksel taciz, kazalar, ağır yanıklar, doğal afetler, kemik iliği nakli gibi olaylar çocuk ve ergen için travmatik olaylardır. Kişi bu olaylar karşısında çeşitli yanıtlar verebilir. Bu sırada aşırı korku, çaresizlik ya da dehşete düşme olur. Konu çocuk olduğunda çocuklar garip organize olmayan şekilde davranabilir ya da ajitasyon içine girebilirler.

Travma tekrarlanır mı? Tekrar yaşanır mı?

Travma beynin bilmediği önceden hazırlamadığı ve sindirmekte zorlandığı bir olaydır. Neden olduğuna, niçin kendisine olduğuna ve olayın içinde neler yaşadığına anlam veremez. Olaylarla ilgili hayat hikayesi oluşturmak ve her yeni olayı hikayeye doğru bir şekilde eklemekle görevli beyin öyle bir şeyle karşılaşmıştır ki bu hikayeyi eklenebilir hale getirmek için uğraşır. Bu sebeptendir ki olay bir şekilde tekrar tekrar kişi istemese dahi gündeme gelir ve tekrar tekrar zihinde yeniden yaşanır.

  • Olayın sıkıntı veren elde olmadan anımsanmak istenmese de tekrar tekrar akla gelen anılar vardır. Bu anılar kimi zaman düşler gibi görsel, kimi zaman sesler kokular gibi algısal kimi zaman olayla ilişkili düşünceler şeklinde gelebilir. Zihin sürekli olayla meşgudür.
  • Olay geceleri de kişinin peşini bırakmaz. Gece olayı ya da bir kısmını rüyada görme olabilir. Çocuklar olayın kendisini görmeselerde kötü rüyalar çok daha sık görürler. Bu da travmatik bir olayın öncüsü olabilir.
  • Flashback: Aynı flash çarpar gibi sanki zamanda yolculuk yapıp olayın meydana geldiği anı şimdiki zamanda o anda olduğu gibi ya da bir parçasını yaşamak bir diğer yoldur.
  • Travmatik olay sırasında kıyafet, etraftaki sesler ya da olayın içinde olan ve olayı anımsatan şeyler çok yoğun sıkıntı yaratır. Saldırgan siyah bir gömlek giyiyor olabilir dolayısıyla siyah gömlekler saldırıyı anımsatan tetikleyici olur ve aniden sıkıntı gelir. Bu sıkıntı bazen kalp çarpıntıs,ı mide bulantısı gibi bedendel belirtiler şeklinde kendini gösterebilir.

Kaçınmalarla Geçen Zaman...

  • Travma o kadar acı vericidir ki; kişi tüm bu düşüncelerden ve algılardan kaçmaya, kaçınmaya çalışır.
  • Travmayla ilgili konuşmaktan ya da yanında konuşulmasından
  • Travmayı hatırlatan etkinliklerden yerlerden kişilerden kaçar
  • Travmanın kendisinden kaçar yani bir kısmını anımsayamaz.
  • Travmatik olayı hatırlatan şeyler bir yana aslında hayattan geri çekilir.Önemli etkinliklere ilgi azalır.Dışarı çıkmak oyunlar etkinliklerin anlamı yoktur.
  • İnsanlar uzak ve yabancı gelir.
  • Duygu o kadar tehlikelidir ki acı duygular yaşanacağına hiçbir duygu yaşanmaması daha güvenlidir.Ancak sevmek gibi mutluluk gibi pek çok güzel duygu da bu durumdan nasibini alır.
  • Bugün anlamlı değilken geleceğe anlam vermekte çok zordur artık. Kişi artık bir geleceği olmadığına inanır.

Artan Sempatik Sistem Aktivitesi

Travma aslında tehlike alarm sistemini uyaran en önemli uyaranlardır. Ama bu alarm sistemi öyle fazla uyarılır ki travma durumu bitse bile beyin olan biteni anlamadan kolay koya tehlike bitti diyemez. Zaten olay yeniden yeniden yaşandıkça aslında zihin için tehlike devam ediyor demektir. O zamanda bu sistemin aktive olmasına bağlı belirtiler gelir.

  • Uykuya dalmakta ve uykuyu sürdürmede güçlük
  • İrritabilite ve öfke patlamaları
  • Düşüncelerini bir konu üzerinde yoğunlaştırmada güçlük
  • Her an tetikte olma hali
  • Aşırı irkilme tepkisi

Çocuk ve ergenlerde ayrıca ;

  • Kalıcı olabilen uyku bozuklukları
  • Çocuk kendi yeniden yaşantılamasını tekrar tekrar aynı oyunu oynayarak yaşayabilir.
  • Yaşına göre kanılmış becerilerin kaybı olabilir.Örneğin çişini söylemeyi öğrenen çocuğun çiş kaçırması

Travmalar kaç çeşittir?

Tip I TRAVMA : Burada tek bir olay vardır. Aniden beklenmeden meydana gelmiştir. Kaza, afet gibi olaylar örnek verilebilir. Bu çocuklarda aşırı uyarılma belirtileri ve yeniden yaşantılama ve kaçınmalarla giden tablo daha hakimdir.

Tip 2 TRAVMA: Burada olay her seferinde kabul edilmesi çok zor ama uzun süre devam eden çoklu travmalardır. Uzun süreli cinsel istismar gibi bu travmaların etkisi çok daha fazla ve yıkıcıdır. Bu çocuklarda dissosiyasyon, duygu hissedememe, yoğun üzüntü ve çevreden uzaklaşma görülür. Eğer erken çocukluk dönemi ve uzun süreli bir maruziyet varsa gençlik döneminde kişilik organizasyonunda bozukluklar, kendini yaralama davranışı, madde kullanımı, intihar girişimleri, riskli davranışlar ve her türlü toplumsal uyum soru görülebilir. Çocuk ve Ergenlerde Travma sonrası Stres bozukluğu kronik seyredebilen önemli bir bozulmayla giden bir klinik tablodur. Travmaya uğrayan çocuk travmaya uğrayan anne baba demektir aynı zamanda. Onlara destek olmaksızın tedavi başarısından söz etmek mümkün olamaz.

 

Sayaç