Hayal Gücü Oyunları

Dr. Canan TANIDIR

Hayal Gücü Oyunu (imaginative play)

Oyun niye önemli?

Hayal gücü oyunları çocuğun yaratıcılığını oluşturur ve güçlendirir. Bu yaratıcılık çocuklara hayat boyu hizmet edecektir. Yaratıcılık problemlere yeni çözümler bulmaya yarar. Çocuklara kendi oyunlarını yaratmak için imkan sağladığımızda aslında onlara kendi hayatlarını yaratma yeteneği vermiş oluruz. Modern çocuklar, amaçları belli olarak imal edilmiş oyuncaklara, başkalarının hayallerini sunan filmlere ve televizyona, diğer insanların programlarını kullanan bilgisayarlara, başkaları tarafından ne yapılması gerektiği söylenen dans ve spor kurslarına alışık. Bir çocuk gelişim uzmanı Diane Levin, bunların sonucunda çocukların giderek “problem çözme yetersizliği bozukluğu “ geliştirdiğini söylüyor.

Hayal gücü oyununu destekleyen oyuncaklar:

  • Açık uçlu olup birçok amaç için kullanılabilmeli
  • Sade, ama detaylarında çekici olmalı, çocuğa, duygudurumuna  ve oyununa göre detayları kendi tamamlama fırsatı vermeli
  • Oyuna çocuğun karar vermesine izin vermeli (en son çizgi filmden model alınmamalı)
  • Doğal maddelerden yapılmış olmalı

 Anne-babalar çocuklarını hayal gücü oyununa nasıl teşvik edebilir:

  • Bir oyun alanı sağlamalı, çocuğun yerde, yüksek sesle oynamasına izin vererek
  • Televizyon, bilgisayar, video, atari gibi aktiviteleri kısıtlayarak
  • Çocuğun fantazi oyununu bölmeyerek, oyuna çok fazla müdahale etmeyerek
  • Oyuncaklar iyi seçilmeli
  • Hikayeler anlatarak veya yatma vakti masal okuyarak
  • Her gün oyun için mutlaka zaman ayrılmalı (ödevin bitmeden oyun yok) yeni çalışmalar hayali oyunun akademik başarıyı artırdığını gösteriyor.

1992 ve 2001’de Singer ve arkadaşlarının araştırmasında okula hazırlanan çocukların ebeveynlerine ve öğretmenlere sayılar, şekiller, renkler, sözcük dağarcığı ve okuma ile ilgili “mış gibi oyunlar” (make-believe play) hakkında eğitim verildi. Kontrol gruba eğitim verilmedi. Bakım verenleriyle hayali oyunlar oynayan çocukların kontrol gruba göre hazır olma becerilerinde önemli yol katettiği gözlendi

Çocuklar neden oyun oynar?

Karl Groos ( 1901)                         daha sonraları hayatta kalmalarına yardımcı becerileri pratik etmek için adaptif  bir davranış

Karl  Buhler (1930 )                        büyüme becerilerinin bir özelliği

Freud ve psikoanalitik görüşler     ilk hazzın yokluğunda ortaya çıkan ve kısmi dürtü doyumu sağlayarak sıkıntıyı geciktiren, anneye bağlanma ve kızma arasında gidip gelen çatışmayı çözmeye yönelik bir hamle

Erikson (1963)                                komplike problemlerin belirtildiği ve üstesinden gelindiği  minyatür ve yönetilebilir bir dünya yaratmak

Jean Piaget ( 1962)                  akomodasyon ve asimülasyon  (en güçlü kognitif odak) (7 yaş ve üzeri çocuklarda oyunun rolünü biraz azımsıyor)

Sembolik oyun sadece çocuğun mental gelişimi için değil aynı zamanda daha büyük çocukların ve yetişkinin yavaş yavaş gelişen hayal gücü ve fantazi kapasitesinin oluşumu için de önemlidir. Bu perspektiften bakıldığında basit bir “mış gibi oyun”  (bir çubuğu uçak yapmak, yumuşak bir oyuncağın konuşması yemek yemesi, legolardan oluşan bir şehir vb.) erişkin hayal gücünün bir öncüsü olarak görülebilir. Bu tür oyunlar çocuğun kognitif ve emosyonel gelişimi için çok önemlidir. Çocukların kafasında önceden öğrendikleriyle ilgili bazı şemalar vardır ve yeni bir durum bu şemaların hiç birine uymuyorsa bu durum çocuğu korkutabilir. Çocuğun bu yeni durumları özümsemesi gerekir. Bu özümseme süreci de çocuklar tarafından tekrarlayan hareketler ve yüksek sesle konuşarak olur. Bu da çocukların neden tekrar tekrar aynı oyunu oynadığı, aynı hikayeyi tekrar tekrar dinlemek istediğini açıklar. Ernst Schachtel (1959), oyunun tekrarlayıcı doğasının bir kompulsiyondan ziyade yeniliğin keşfinin devamı olarak nitelendiriyor. Çocuk kendisi için yeni şaşırtıcı materyali daha önceki kısıtlı şemalarına uydurmak zorundadır. Jean Piaget’e göre oyun oluşumunda bir sıra vardır. Çocuk önceleri daha çok sensorimotor oyunla başlar zamanla sembolik oyun kapasitesi gelişir ve daha sonra yapılandırılmış ve kurallı oyunlara geçer.  Hayal gücü oyunu çocuğun fiziksel ve sosyal çevresinin kontrol edilemeyen özelliklerinin minyatür hale getirilmesi ve manipule edilmesi olarak anlatılabilir. Çocuğun “mış gibi dünyası” çocuğa bireysellik ve kişisel güç sağlar. Çocuk bir yandan ebeveynlerine yakın olmak ve onların sıcaklığını hissetmek ister diğer yandan da kendi özel oyunlarını yaratır ve bir oyuncak ayı veya görünmeyen hayali arkadaş gibi sadece kendisinin sahip olduğu şeyler üreterek bireyselleşmeyi ister.

Greta Feinin (1981) sembolik oyun kriterleri:

  • Gerekli materyalin veya sosyal ortamın yokluğunda benzer aktivitelerin gerçekleştirilmesi (bir çocuğun boş bir fincandan bir şey içer gibi yapması, oyuncak bebeğini yatak diye halının üzerine yatırması)
  • Aktiviteler mantıklı olarak yürütülmeyebilir (bebek evinde hapsedilmiş bir oyuncağın çatıdan sihirli bir şekilde kaçabilmesi)
  • Çocuk cansız objeye canlı gibi davranabilir (oyuncak ayının çay içmesi, yemek yemesi gibi)
  • Bir obje diğerinin yerine geçebilir(Bir lego bir uzay gemisine dönüşebilir)
  • Çocuk özellikle bir erişkin tarafından yapılan aktiviteyi yürütebilir (doktor, pilot veya öğretmenmiş gibi davranabilir)

Hayal gücü oyunu pratiği olan okul öncesi çocuklar kendi düşüncelerinin diğerlerininkinden farklı olabileceğinin daha çok bilincindedir (theory of mind). Bu çocuklar gerçek-fantazi ve yanlış inanış (false-belief) testlerinde daha iyi performans gösterirler.(A-box, B-box) Veriler açıkça gösteriyor ki hayal gücü oyunu neşe ve canlılık gibi pozitif duygularla pozitif korelasyon; korku, üzüntü ve yorgunlukla negatif korelasyon gösteriyor. Diğer bir çalışmada 40 tane 3-4 yaş çocuğu 1 yıl süre ile gözlemlenmiş. Çocuklar 4 gruba ayrılmış:  

1-Hayal gücü yüksek/çok TV izleyen   

2- Hayal gücü yüksek/az TV izleyen    

3- Hayal gücü düşük / çok TV izleyen   

4- Hayal gücü düşük / az TV izleyen

Hayal gücü yüksek olan çocukların sosyal oyunlara daha çok katıldığı, tek başına oynamayı tercih etmedikleri, oyunları başlatmaya meyilli oldukları gözlenmiş. Bu çocuklar genel olarak artmış bir sosyal etkileşim göstermişler. Çok televizyon izleyip genel olarak düşük fantazi oyunu eğilimleri olan çocukların TV’daki süper kahramaları taklit ettikleri, oda içinde yıkıcı bir biçimde koşturdukları ve ara sıra diğer çocuklara ve onların oyuncaklarına saldırdıkları gözlenmiş. Bir çalışmada erken dönemde çok TV izlemenin birkaç yıl sonra çocukta daha az hayal gücüne neden olduğu saptanmıştır. Çalışmalar hayali arkadaşların yaygın bir fenomen olduğunu bildiriyor. Genel olarak veriler 3 çocuktan birinin bu fenomeni gösterdiğini bildiriyor. Bir çalışmada tüm kör çocuklar gören hayali bir arkadaşları olduğunu ifade etmişler. (Singer ve Streiner 1966) 111 tane 3-5 yaş arası çocuktan oluşan başka bir çalışmada ebeveylerin %55’i çocuklarının belli bir dereceye kadar hayali bir oyun arkadaşından bahsettiklerini bildirmişler. Daha fazla hayali oyun arkadaşı deneyimi olan çocukların, serbest oyunda daha yaratıcı oldukları, daha pozitif duygular gösterdikleri, erişkinlerle daha koopere oldukları ve daha uzun cümleler kullandıkları, oyunu daha uzun sürdürdükleri daha az agresyon korku ve anksiyete gösterdikleri gözlenmiş. Hayali arkadaş çocuğun hayal gücü kapasitesinin arttığı zaman ortaya çıkan bir tür hayal gücü oyunudur. Bunun da yakınlık ve bireyselleşme çıkmazını çözmede adaptif bir fonksiyonu vardır. 

Hayal gücü oyununun adaptif rolü:

  1. Genel olarak pozitif duygulanım (sorunlu çocuklarda oyunun terapotik olarak çok yararı vardır).
  2. Dil becerilerini artırır. (yanlış öğrenilen bilgilerin çocuk tarafından yüksek sesle konuşulduğunda ebeveynlerce anlaşılması ve düzeltilmesi)
  3. Daha uzun süre boyunca odaklanabilme ve konsantre olabilme
  4. Gerçeği fanteziden ayırt edebilme. (en azından bazı araştırma kanıtları hayal gücü oyun deneyimi olan çocukların gerçek durumları gerçek olmayan durumlardan daha iyi ayırtedebildiğini ve kendi düşüncelerini tanımlayabildiklerini göstermiştir. Bir çalışmada hayal gücü skorları yüksek olan çocukların bir hikayenin ayrıntılarını hatırlama ve sonrasında gerçek olayları tamamen fantazi olanlardan ayırtetmede daha iyi oldukları bulunmuş (Tucker 1975)
  5. Empati (çocuk değişik roller almayı öğrenir).
  6. Erişkinlerle ve akranlarla daha iyi kooperasyon
  7. Yeni oyunları başlatmada liderlik.
  8. Uzun dönem hedeflere odaklanmak ve bazı hazları ertelemek, gecikmeleri tolere etmek, self regulasyon
  9. Somut objelerin zihinde temsillerini oluşturabilme
  10. Farklı açılardan bakabilme, düşünebilme
  11. Sırasını bekleyebilmek.
  12. Farklı rolleri deneyebilme (Cinsiyet rollerinin farklılığını görebilme)
  13. Planlama, sıraya sokma
  14. Neden sonuç ilişkisi kurabilme

   HAYDİ OYUNA…. 

Sayaç