Okul Korkusuna Yaklaşım

Okul çocuğun evden anneden ilk ayrılığıdır. Annenin da aslında çocuktan ilk ayrılığıdır. Şimdiye kadar ev ortamındaki bakım vericilerden (anne, büyükanneler, bakıcı) öğretmenlere teslim edilecek ve ondan bir çok şey öğrenmesi beklenecektir. Bu durum hem çocuk için hem anne için yeni ve adapte olunması gereken bir durumdur ve her yeni başlangıçta olduğu gibi kaygılar kaçınılmazdır. Öteki taraftan okulun keyifli ve öğretici ve kesinlikle gerekli bir yer olduğu konusunda anne babaların çoğunun kafasında bir soru işareti yoktur. O zaman kaygıları bir kenara koyup biraz daha soğukkanlı ve sabırlı olmamız gerekmektedir. Anneyi kaygılı gören çocuğun kaygısı daha da artar. Okul yeni bir ortamdır ve yeni bir ortama adapte olmak için zaman gereklidir.

Okula gitmekten korkusu fazlaysa ilk günlerde sınıfın kapısına kadar eşlik edilebilir. Ancak gitgide azalan sürelerde okuldan uzaklaşmak uygun olacaktır. Okula gitmekte keyfi davranılmamalı bunun bir gereklilik olduğu ve her gün gitmek zorunda olduğu konusunda kararlı olunmalıdır. Biz onun korkusundan yola çıkarak “peki o zaman bu gün de okula gitme” dersek aslında “okul düşündüğüm gibi tehlikeli bir yer ki bugün evdeyim, annem beni koruyor” sonucunu çıkarabilir. Çocuk anneden ayrı olduğunda anneye bir şey olacağı konusunda kaygılar taşıyabilir. Okul çıkışında onu kimin karşılayacağını ,anne gündüz o okuldayken nerede olduğunu ve neler yaptığını anlatabilir. Bazı çocuklar anneyi özlediklerini söylerler bu durumda anneyi hatırlatacak küçük simgesel bir eşya okula götürmesi sağlanabilir. Okulla ilgili yaşadıklarını paylaşması ve duygularını ifade etmesini desteklemeliyiz.
Ev ortamında da annenin çocuğun bireyselliğini kısıtlayıcı davranışları olup olmadığını gözden geçirmesi faydalı olacaktır. Her gelişim aşamasında çocuğu başarması gereken aşamalar vardır. Başardıkça “yapabilirim” duygusu gelişir. Çocuğun gelişimsel olarak yapması gereken şeyleri aileler onların yerine yaptıklarında çocukta “annem olmadan yapamam” duygusu gelişir. Bunların sonucunda “anne olmadan okulda da yapamam” duygusu kaçınılmaz olacaktır. Evde bireyselliğini desteklemek okuldaki ve hayattaki özgüven duygusuna temel sağlayacaktır.

Okulda sıkıntısı olduğunda öğretmenle bunu konuşabileceğini bilmelidir. Ayrıca dikkat süresi, hareketlilik, yaşıt ilişkisi kurabilme ve sürdürebilme, motor beceriler gibi çeşitli alanlarda yeterliliği konusunda öğretmenlerle işbiriliği içinde olmalıyız. Unutmamalıyız ki zorlanan çocuğun isteksiz olması kaçınılmazdır. Ayrılık kaygısı dört haftadan uzun sürüyorsa, çocuk okula gitmeyi sıklıkla reddediyorsa, baş ağrısı karın ağrısı, kusma gibi bedensel belirtiler eşlik ediyorsa, uykusu iştahı bozulduysa ve sinirlilikte ve anneye bağımlı davranışlarında artma eşlik ediyorsa, sık sık ayrılık ile ilgili rüyalar görüyorsa mutlaka çocuk ergen psikiyatrisine başvurmalıdır. 

Sayaç