Sınav Kaygısı

Sınav Kaygısı

Zaman değişti ve değişen zamana uyum sağlamak zorunda olan gençlerinde hayatları buna paralel olarak değişmek zorunda kaldı her nesilde olduğu gibi. Değişim zamanın kaçınılmaz parçası ve güzellikleri olduğu gibi zorlukları da beraberinde getiriyor. Her gelen yeni gelen kuşakta bu zorluklardan kendine düşen payı alıyor. Günümüz zamanına baktığımızda ise gençler için yaşamda başarı çıtasının oldukça yükseklere çekildiğini görüyoruz. Bilgiye çok daha kolay ulaşılıyor olması günümüzün en önemli kazançlarından sayılsa da diğer taraftan çocuk ve gençlerin bu hızlı bilgi bombardımanı karşısında zorlanmamalarını beklemek onlara büyük haksızlık olur.

Tüm toplumsal değişimlere paralel olarak toplumunda gençlerden beklentisinin değişmiş olduğunu görüyoruz. Bu durum kimi coğrafi bölgelerde kültürel değişimlere paralel olarak ama çoğunluklada dünya düzenindeki ekonomi ve eğitim politikalarının belirlediği yönde oluşmuş. Bir 60 sene öncesine baktığımızda ortaokul mezunu olmak bile iş dünyasına önemli bir giriş kapısıyken günümüzde iyi bir üniversiteden mezun olmak bir yana mezuniyet sonrası yaptıkların da oldukça belirleyici.
Bu konuya her dönemin kendine özgü zorlukları olduğu çercevesinden baktığımızda ise günümüz gençliğinden en çok beklenen şeyin başarı olduğunu görüyoruz. Tüm nesiller için başarı önemliydi ama günümüzde başarı çocuk ve gençlerin kimliklerinde çok daha büyük bir alan kaplıyor. Her nesilde olduğu gibi gelecekleri ve hayalleri için çok çalışmak zorundalar ama farklı olarak ilkokuldan itibaren süreğen bir biçimde başarıları ve aslında beraberinde yeterlilik duyguları sınavlarla değerlendiriliyor. Öğrenmenin ve keşfetmenin keyfinin yerini sınavda yüksek not alabilmek alıyor. İyi bir sınav derecesi, kıran kırana bir rekabet ve okul- dershane ve özel dersler arasında birde büyümeye çalışmak. Bu taraftan baktığımızda işleri zor ve tüm bilgi, başarı ve sınavla ilişkilerinde de yolunda gitmeyen bir şeyler varsa sinyalleri doğru algılayıp doğru müdahalelerde bulunmak onların fazla olan yüklerini biraz olsun azaltmak çok önemli gibi görünüyor.
Dışarıdan alınan bilgilere dikkati verebilme, kavrayabilme, depolama ,organize etme ,hafızaya yerleştirme ve sorularla birlikte muhakeme etme ve uygun cevabın çeşitli ilişkiler kurarak gerekli yerlerden çıkarılması ve çeşitli şekillerde ifade edilmesi gibi beynin yürütücü fonksiyonlar denilen işlevlerinin iyi bir ekip çalışması yapmasını gerektiren eylemin sonucu aslında ölçülen bilgi.O zaman bilgiye ulaşma yolunda yürütücü işlevlerde bir sıkıntı olmaması gerektiğini varsaymak ilk adım ki dikkat eksikliği hiperaktivite ,özel öğrenme güçlüğü gibi hastalıklarda bu yürütücü işlevlerde sorunlar olabilir.

Sınav nedir diye başlarsak aslında çok basit olarak edinilmiş bilginin sorgulanmasıdır. Sonuç iyiyse eğer keyfide bir o kadar güzeldir. İyi geçen bir sınavın ardından alınan güzel bir puanın keyfi çocuk ve gençlere güzel duygular hissettirir.
Hayatta her yolda olduğu gibi sınava giden yollar da engeller ve zorluklarla dolu olabilir. Her engeli aşarken belli stratejiler geliştirilmesi kaçınılmaz olduğu gibi bilgiyi elde etmek ve sınavlarda ifade edebilmek içinde belli çalışma ve sınav stratejileri geliştirmek gerekir.
Bunlar :
-etkili çalışma alışkanlıkları geliştirmek
-Gerek sınavda gerek çalışırken zamanı etkili kullanabilmek
-sonundaki ödülü hayal edip kendini çalışmaya motive edebilmek
SINAVA VE DOLAYLI OLARAK DA SINAVDA KAYGILANMAYA KATKIDA BULUNAN ETMENLER BAKALIM ..
1.-Yaşam biçimi ile ilgili faktörler
Sınav sırasında en aktif performans gösteren organın beyin olduğu düşünülecek olursa, beynin çalışmasını kötü etkileyen yaşam biçimi ile ilgili her şey bilgi akışını, bilgi akışı da sınavı etkiler.
Bunlar :
.yetersiz dinlenme
.kötü beslenme
.çok fazla stimulan alma
.hareketsizlik
Büyürken hayat sadece sınavlardan ibaret olmadığı gibi sadece eğlenmekten de ibaret değildir. Bunun için zamanın arkadaşlara aileye ve çalışmaya ayrılan kısımlarının dengeli bir şekilde organize edilmesi gerekir. Bir tarafa denge bozulduğunda büyüme sürecini etkilerken diğer tarafa bozulduğunda çalışma performansını ve sınav başarısını dolayısıyla gelecek performansını etkiler. Bu sebeple zamanı iyi düzenleyebilmek ve ihtiyaçlara göre öncelikleri doğru belirleyebilmek çok önemlidir. Bilgiye ulaşmak çalışmayı gerektirir ve bilmiyorsak eğer kaygımız bilmemenin getirdiği haklı bir kaygı olacaktır.
Çalışan her mekanizmanın kendini idame ettirecek bir enerji kaynağına ihtiyaç duymasına benzer şekilde beyin de enerjiye ihtiyaç duyar. Bu enerjinin çok önemli kısmını besinlerden alır. Çok iyi marka bir otomobilinize çok kötü kalitede benzin koyduğunuzu düşününün, istediğiniz performansı almanız zordur. Ayrıca aracınızı uygun zamanlarda bakımını yapmalısınız ki beyin için en önemli bakım aslında uykuda geçirdiği dinlenme saatleridir. Kaliteli dinlenme iyi bir enerji desteğidir. Bilgisayar karşısında geçirilen gece saatleri aslında tüm gün tüm gücüyle çalışmış bir beyne yapılmış çok büyük haksızlıktır.

2.Bilgi ihtiyacından kaynaklanan durumlar
Sınav bilgi ölçüyorsa eğer bilgiyi elde etme ve kullanma yöntemlerini yani, sınav stratejilerinin kişiye uygun ve işlevsel bir şekilde kullanılması çok önemlidir. Bilgiyi elde etme ve kullanma tekniklerinin bilinmesi sınav kaygısını ele almada çok önemli bir adımdır. Sınav kaygısının en önemli sebeplerinden biri yeterli bilgiye sahip olamadığını ya da çalışmalarının sonucunda sınav da yeteri performans gösteremediğini fark eden çocuğun yaşadığı kaygıdır.

Akademik bilgi eksiklikleri : Çocuk ve gençlerin yaptıkları en sık hata keyif aldıkları ve daha rahat başa çıkabildikleri konuya çok daha fazla zaman verip , zorlandıkları konulardan kaçma eğiliminde olmalarıdır.Eksik bilgi her sınıf atladıkça artarak çoğalır ve işler daha zor hale gelmeye başlar. O zaman dersler ve derslerdeki eksikliklerin doğru saptanması, bunlara yönelik ek desteklerin uygun bir şekilde devreye konulabilmesi önemlidir. Diğer taraftan öğretmenlerin sınavlarda neler beklediğini doğru anlayıp çalışma stratejisinde buna göre düzenlemeler yapabilmek gibi ek manevralar her zaman gündem dahilinde olmalıdır.
Sınav doğası gereği kaygı vericidir ve doğal kaygıyla doğal bir şekilde başa çıkma yolları geliştirmek önemlidir. Kimi zaman sınav öncesinde, sınav sırasında ya da sınav sonrasında gelen endişeye karşı çözüm üretebilmek ve bu endişeyle başa çıkmak adına kendine uygun stratejiler geliştirmek çoğu zaman işe yarar.

3. Çalışma stilleri
Bilgiyi öğrenmek kadar bilgiyi nasıl işlevsel olarak alıp kullanacağını yani nasıl çalışılacağını öğrenmek bizim çocuklarımız için çok önemli bir sorun olarak karşımızda duruyor. Bu sebeple en etkin ve verimli nasıl çalışılabilir konusu her daim gündemdedir.
Etkisiz çalışma stilleri ;
a. Sistemli olmayan bir şekilde konulara oradan buradan göz atmak; Bulmacada ayrı puzzle parçaları gibi parça parça zihnim ?
b.Tüm kitabı ezberlemeye çalışmak; Bir dersten yüksek bir not alabilmek için tüm kitabı ezberlemeye gerek var mı?
c.Deli gibi çalışma : Masanın başında tüm zamanımla oradayım ama zihnim ne kadar orada ,sanki enerjim duruma göre biraz fazla ama ne kadar hedef yolunda ??
d.Çevresel uzaklaşma: Saatlerdir konuyla ilgili ayrıntılara daldım gittim ama sahi konu neydi?
e.Sınav öncesi tüm gece çalışmak : Ne koparırsam kar ama kaç sınavda nereye kadar beni idare edecek ? Biliyorum ki hepsi kuş gibi uçacak? Küçük sınavlarda tutabilir evet ama büyük sınavlarda o kadar soru varken bu yol uygun mu ??

-ETKİLİ OLMAYAN YÖNTEMLER
Bu konu daha sonra daha ayrıntılı bir şekilde açılacak olsa da ,etkili öğrenme becerileri geliştirmek tüm eğitim hayatında çok önemli kazanımlar sağlar.Zihnimiz öğrenme esnasında çok çeşitli sistemleri kullanır.Bunlardan biri okuduğunu kavramlara dönüştürebilme ve bir diğeri hafıza sistemidir.Beynimiz işe yarama ihtimali olan bilgileri bir süreliğine saklar ama bu bilginin daha sonra kullanılmadığını gördüğünde beyin bu bilgiyi işe yaramayan bilgi olarak değerlendirir ve uzun süreli kalıcı hafızaya almaz.Kalıcı hafıza insana verilmiş en değerli hediyedir ama bilgilerin buraya girebilmesi emek ister.Bilgilerin kalıcı hafızaya geçmesi için beyne çeşitli yollarla sinyal verebiliriz.Ama en önemlisi bilgiye önem veriyorum demek yani “çalışmak ve tekrar etmek” tir.Ders sırasında alınan notlar ,okuduğunu anlamaya dair merak duygusu beyne bu konu önemli bunu iyi kaydedelim mesajı gönderir.Siz yeter ki çalışın beyin sizi kırmaz.o zaman
-Anlamın değil zorundalığın peşinde koşarak okuduğunu anlamayı boşvermek
-Soru çözerek bilgiyi hafızadan çağırma alıştırması yapmamak
-Gözden geçirme notları almama
-Tekrar etmemek ve her türlü çalışmamak işleri zorlaştırıyor.

PSİKOLOJİK SEBEPLER
Tüm diğer başlıklarda işler yolundaysa eğer konumuzun can damarı olarak sınavın ruhsal dünyayla ve kaygıyla bağına yani sınavı etkileyen dolayısıyla sınav kaygısıyla ilişkili psikolojik etmenlere bakabiliriz artık ..
Zamanın çok önemli bir kısmı öğrenerek geçiyor gençler için. Hayal ettikleri ya da hayal etmeleri beklenen bir gelecek karşısında aslında bir gelecek sınavı yaşadıkları. Yani sonrayı hayal etmekle başlıyor yolculuk. Aslında her sınavı geçmek gelecekle aralarındaki köprülerden geçmek.
Sınav sadece bilgiyi ölçüyor olsaydı eğer işimiz çok daha kolay olurdu. Ama sınavla birlikte hayata ve kendilik duygusuna dair pek çok duygu ve düşünce de sınavdan geçiyor.

O zaman sınav aynı zamanda :
-“gelecek için hayal edebilme ve bunun için harekete geçme gücünü ve yeterliliğini”
-“kendini ve kendi yeterliliğini algılayışı”
-“başarıyor olma “ duygusunu
-“bir şeyleri yapabileceğine olan inancı”
- “ailesinin beklentileri karşısındaki kendiliğini algılayışını”
-Ailesinin gurur duyduğu, hayal ettiği çocuk olmak, onları hayal kırıklığına uğratmamak
-“Arkadaşları ve öğretmenlerinin gözündeki kendini algılayışı”
–“rekabet duygusuyla başa çıkma” da test ediliyor..

O zaman sınav denildiğinde bir taraftan bilgi ve bilginin ölçülmesi süreci var Diğer taraftan sınavla ilgili duygularımız var ve duygularımızı belirleyen aslında sınava verdiğimiz anlamlar.
Nasıl ki güzel bir hediye bizi sevindiriyorsa, birini kaybetmek bizi mutsuz ediyorsa konu gelecek ile ilgili hayaller olduğunda “kaygı” kaçınılmaz bir duygu. Çok gizemli ya da anlaşılmaz bir duygu değil tersine çok anlaşılabilir ve gerekli bir duygu. Gerekli çünkü hedefe odaklanmayı ve hedefe giden yolda uygun planlama ve stratejilerle gerekeni yapmayı sağlayan, harekete geçiren de bir duygu. Tüm normal öğrenciler tarafından deneyimlenen ve öğrencilerinde kendilerine özgü çeşitli yöntemlerle başa çıkabildiği de bir duygu.
Bazı durumlar vardır ki çeşitli sebeplerle bu kaygı o kadar şiddetli yaşanır ki yapıcı değil yıkıcı olmaya başlar. Yıkıcı olur çünkü çocuk ve gençler bu konuda çok sıkıntı yaşarlar. Öğrendikleri bilgilerin sınavda kullanmalarına dolayısıyla sınav performanslarına zarar verir. Herşeyden önce çocuk ve gençlerin kendine güven duygusunu bozan ve onları mutsuz eden bir duygudur.


O ZAMAN “SINAV KAYGISI” HER GENCİN YAŞADIĞI “SINAV HEYECANINDAN” FARKI

-çok daha kuvvetli
-karşı konulması çok daha güç
-daha yıkıcı ve huzur bozucu
-yardımcı ya da motive edici bir kaygı değildir.

 

4.KAYGI NE DEMEKTİR ? NİÇİN KAYGILANIRIZ ?

Kaygı vücudun “TEHLİKE” karşısında verdiği duygusal bir tepkidir. Her kişinin kendi hayatının bir köşesinden yaşantıladığı aslında hiçbirimize yabancı olmayan bir duygudur.
Vücudumuz yaşamı her ne koşulda olursa olsun devam ettirmeye yönelik bir sisteme sahiptir. Yaşamın devamlılığına mani olma ihtimali olan her durumda koruyucu bir alarm sistemini devreye sokar. Dolayısıyla tehlikeli durumlar “tanımlanmalı” ve “gereken” yapılmalıdır.
Yolun ortasındaysanız ve hızla bir köpek üzerinize doğru geliyorsa, ayağınız kayıp yüksek bir yerden düşüyorsanız tehlike aşikârdır zaten. Tehlike tanımlanır ve gerekli sinyaller gönderilir. Bu sinyal adrenalin denilen hormonun salgılanmasıyla başlatılır. Bu hormon salgılandığında savaşa ya da kaçmaya yönelik hareket planı belirlenir. Bu hareket planı tamamen hayatta kalabilmeye odaklıdır. Adrenalin salgılandığında kalp hızla çarpar, nefes hızlanır,titreme ,terleme gibi daha sonra anlatacağımız pek çok bedensel belirti yaşanabilir.

Şimdi üzerinize hızla koşan bir köpek karşısında vücutta olan yoğun kaygının sınavla ne alakası var diyeceksiniz? Aslına bakarsanız çok alakası var. Çünkü hayattaki her duruma yönelik ayrı bir koruyucu alarm sistemi yok vücuda. Sınavda da olan, üzerinize hızla koşan köpekte de olan korku aslında fizyolojik olarak aynı alarm sisteminin parçası. Ancak sıkıntı şudur bazen bu alarm sistemi gerçekte tehlikeli olmayan bir durum olsa da yani “hayali tehlike” durumlarında da bu alarmı devreye sokar. İşte o zaman işler çok yolunda değildir çünkü aslında tehlikeli olmayan durumlarda bu alarm sisteminin çalışması kişinin hayatını çıkmaza sokar ki buradan itibaren durum artık müdahale edilmesi gereken bir durum halini alır.
ALARM ÇALINCA BİZE NELER OLUR ?
ALARMIN ÇALMASI BEDENİ DUYGULARI DÜŞÜNCELERİ VE DAVRANIŞLARI NASIL ETKİLER ?
BEDENİMİZE NE OLUR ?
• Baş dönmesi
• Titreme
• El ve ayaklarda uyuşma ve soğukluk
• Kalp çarpıntısı
• Yüzde sıcaklık, yanma
• Mide şikayetleri
• Nefes alıp vermede düzensizlik
• Gergin kaslar
• Bağırsak düzensizlikleri (ishal veya kabızlık)
• Avuç içlerinde terleme

• DUYGULARIMIZA VE DÜŞÜNCELERİMİZE NE OLUR ?

• Huzursuzluk
• Sinirlilik
• Endişe
• Korku
• Konsantrasyon kaybı
• Düşüncelerin bloke olması
• Unutkanlık
• Dikkatsizlik

• Kendine odaklanmanın artması
• Baş etme becerilerinin küçümsenip tehlikenin gözde büyütülmesi
• Endişe, felakete yönelik düşünceler

DAVRANIŞSAL OLARAK
Eğer bir tehlike varsa ortada bu tehlike karşısında mücadele etmek yolu olabileceği gibi diğer bir yolda tehlikeden kaçmaktır. Hatta tehlikeyi tetikleyen her durumdan uzak durmak vücudun kendisini korurken en önemli stratejisidir. Sıcak bir sobaya dokunan çocuk hızla elini çeker. Burada kaçmak koruyucudur. Daha sonrasında sobadan uzak durmakla birlikte soba gibi sıcak ve yakma tehlikesi olan nesnelerden de uzaklaşır. Vücut tehlikeyi öğrenir ve sağlıklı bir başa çıkma stratejisi geliştirmiş olur. Ama tehlike sınavda başarısız olmaksa eğer sınava girmemek çok sağlıklı bir baş etme stratejisi olmaz.

O zaman “tehlike algısını “ sınava getirmenin zamanı geldi .

PEKİ NE TETİKLİYOR DA BU KAYGI SİSTEMİ SINAVLA İLİŞKİLİ OLARAK DEVREYE GİRİYOR ?

Sınav vücut için bir tehlike olarak algılanıyor. Sınava verilen anlam o kadar büyük ki beden hayatın devamlılığını koruyan alarm sistemini devreye sokuyor. Sınav hayati bir mesele ki sınav başarısızlığı alarmları çaldırtacak kadar kuvvetli. Yani gerçek bir tehlike yok ama gerçek bir tehlike varmışçasına korku var. O zaman şu alarmları inleten düşüncelere bir bakmakta fayda var
Kendi Performanslarına ait düşünceler ?

• Daha çok çalışmalıydım. Başaramayacağım.
• Biran önce sınavı bitirip gitmek istiyorum.
• Hiçbir şey hatırlamıyorum. Ne yapacağım?
• Sadece 10 dakika kaldı. Bitiremeyeceğim.
• Hiçbir şeyin yararı yok. Yapamıyorum.
• Dün bu konuya çalışmıştım ama hatırlamıyorum.
• İyi bir not almalıyım. İyi öğrenciler iyi not alır.
• Sorular kolay. Yüksek bir not almalıyım.
• Bu gireceğim en zor sınav olacak.
Bu sınav benim için bir dönüm noktası

Diğerlerinin performansına ait düşünceler ?
• Herkes benden iyi yapıyor.
• Bu sınıfın en kötüsü herhalde benim.
• En sona ben kaldım herhalde benden kötüsü yok.
• Hiçbir şeyin yararı yok. Yapamıyorum.
• Kimsenin bir sıkıntısı yok gibi. Bir tek bende mi problem var.
Diğerleri hiç durmuyorlar. Hepsi benden iyi

Olumsuz sonuçlara ait düşünceler ;
• Okuldan atılacağım.
• Bu okulu asla bitiremeyeceğim.
• Asla iyi bir not alamayacağım.
• Ailemin yüzüne nasıl bakacağım.
• Ailemi hayal kırıklığına uğratacağım.
• Okulu zamanında bitiremeyeceğim.
• Arkadaşlarıma karşı mahçup olacağım.
• Şimdi benimle alay edecekler.
Babamın yüzünü şimdiden görüyor gibiyim
• Bedensel belirtilere ait düşünceler
• Sınavda ellerim titreyecek. Kalemi bile tutamayacağım.
• Midem bulanıyor. Hiçbir şey yapamayacağım.
• Çok terliyorum. Normal bir insan bu kadar terlememeli.
• Yüzüm kızaracak. Herkes korktuğumu anlayacak.
• Diğerleri korktuğumu anlarsa rezil olurum.
• Nefes alamayacak gibi oluyorum. İşler ters gidecek.
Diğer :
Sınav kötü geçecek
Süre yetmeyecek

Bu düşüncelere baktığımızda bu kez vücutları değil belki ama gelecekleri ve hayallerinin tehlikede olduğ, kendilerine dair olumlu duygularının tehlikede olduğu ,arkadaşları ve öğretmenlerinin gözlerindeki kendilik duygusunun tehlikede olduğunu alarmın aslında birazda bu düşüncelere çaldığını görüyoruz.Dolayısıyla çeşitli belirtilerle sıkıntılarını ifade ederler.

SINAV KAYGISI YAŞAYAN ÇOCUKLARDA
FİZİKSEL BELİRTİLER
Kas gerginliği, baş ağrısı, uykusuzluk, midede gerginlik, iştahta değişiklikler, yemek yiyememek ya da tıkınırcasına yemek ,nefes darlığı,artmış nefes ihtiyacı,artmış kalp hızı ,terlemiş eller,kuru ağız,diyare, sık idrara çıkma
DAVRANIŞSAL DEĞİŞİKLİKLER
-Motor hareketlilik
-eylemelere odaklanmakta kayıp
-hareketleri koordine etmede zorluk
-sürekli yerinde kıpırdanmak, tırnak yeme
-normalden daha hızlı hareket etme ya da yürüme
-artmış sigara,içki ve yemek
-kaçma davranışı sınav öncesi partiye gitme
EMOSYONEL DEĞİŞİKLİKLER
-uygunsuz duygudurum dalgalanmaları
-sınavla ilgili duygular
-endişe
-frusturasyon
-korku
-öfke
-cesaretsizlik
-depresyon
-panik
-çaresizlik

BİLİŞSEL OLARAK
-Parçalı dikkat
-rasyonel olmayan düşünceler
-konsantre olmada zorluk
-negatif kendini yargılayıcı düşünceler
-çalışmayı ebgelleyici gündüz düşleri
-kendini istismar edici düşünceler..

SOSYAL OLARAK
-Sosyal geri çekilme
-arkadaşlardan ve aileden kaçınma
-diğerleriyle uygunsuz bir irritabilite
-sosyalleşmede artmayı ağırdan alma (procrastination through increased socializing)

Yeri gelmişken hemen söylemekte fayda var ki tehlike sinyali varsa kaygı artar. Oradan uzaklaşırsanız ve bir daha o bölgeye yaklaşmazsanız kaygınızda olmayacak sorun çözülecektir gibi gözükür. Ancak bu alarmın doğru çaldığı zamanlar için geçerlidir. Okulda bir yangın alarm sistemi olduğunu düşünün ama yangın çıksa da çıkmasa da çalıyor. Burada en önemli nokta alarmı çaldıran aslında gerçek bir tehlike değil sınavla ilgili düşüncelerdir. Alarm doğru yerde çalarsa tehlikeden uzaklaşmak kaçmak yada kaçınmak doğru bir yol olabilir ama sınavla ilgili gerçekçi olmayan düşünceler bu alarm sisteminin çalmasına sebep oluyorsa eğer kaçmak yada kaçınmak bu yanlış alarma verilecek en yanlış çözümdür. Konuyu sınava getirdiğimizde kaçmak ya da kaçınmak demek; sınavda kaygılanıp sınavı terk etmek, deneme yada okul sınavlarına çeşitli bahanelerle girmemek ,hatta çalışmanın kendisi de kaygıyı tetiklediğinde çalışmaktan kaçınmak demek bile olabilir. Tüm bunlar yapıldığında bizi içten içe kemiren bir kaygımız olmaz belki ama mutsuzluk, güven ve yeterlilik duygusu, gelecekle ilgili umut duygusuyla başa çıkmak zorunda kalırız. Kaçtıkça başarısızlıktan korkumuz daha da artar. Önceden kolay gelen şeyler dahi zor gelmeye başlar. Çünkü kaçtıkça zihnimiz der ki demek ki tehlike büyük ve gerçek ki kaçmaya karar veriyor. O zaman tehlike algımız daha da büyür.

O zaman kaçma ya da kaçınma değil doğru seçeneği BAŞA ÇIKMAK olarak işaretleyerek yola devam edelim

BU ÇOCUKLAR HANGİ BİLİŞSEL HATALARI (DÜŞÜNME YANLIŞLARI )YAPIYORLAR Kİ BUNLAR KAYGININ SÜRMESİNE SEBEP OLUYOR ;
Tüm insanlar olayları yorumlayış biçimlerine daha da önemlisi yaşamı ve kendilerini algılayış biçimlerine dair temel inanışlar ve değerlere sahipler. Tüm bu inançlar ve düşünceler çocukluk döneminden kaynak alıyor. Alarmın uygunsuz çaldığı kişilerde görülmüş ki olayları durumları yorumlayış biçimlerinde yani aslında düşünme biçimlerinde onları sıkıntıya sokmaya eğilimli kılan bir takım kalıplar var. Bu düşünme kalıpları çocuk ve gençleri kaygı alarmı çalınmasına yatkın kılıyor.
Aşırı değerlendirme : “ABARTMA”
Beceriksizin tekiyim!”
“Zavallı ben…”
“Asla bu dersten geçemeyeceğim!”
“Herkes başarılı sadece ben başaramıyorum”
Burada durum risklide olsa alınan sonuç kötü de olsa bunun değerlendirme aşamasında genelleştirilmesi ve genelleştirilen ve abartılan düşüncenin de mantık süzgecinden geçmeden kabul edilmesi söz konusudur.
Etiketleme
(ayşe genelde başarılı bir öğrencidir. Sadece son sınavda kötü bir not almıştır.)
“Beceriksiz Ayşe!”
Negatif tanımlamaları hızlıca kimliliğinin bir parçası haline getirmeye olan eğilim söz konusudur. ayşe’yi başarılı olduğuna inandırmak için tek bir sınav yeterliyken başarılı olunan onca sınav kimliğine başarı olarak dönemez.
Kutuplaşmış Düşünce

“Yaptığım ödev mükemmel olmayacaksa hiç olmasın daha iyi!”

“Ya sınavlarda başarılı olursun ya da değersiz ve önemsiz biri…”
Daha çok titiz mükemmeliyetçi kişilerde daha sık rastladığımız bir özeliktir. Başarı tanımlamalarındaki kriterler o kadar zorlayıcıdır ki adeta insanın elini kolunu bağlar. Aynı acımasızlık sınav sonrası kendini yargılarken de olunca duygu durumunu oldukça zorlar.
-Meli, -Malı ifadeler
“Mükemmel olmalıyım!”
“Başarılı olmalıyım!”
“En yüksek notları ben almalıyım!”
Meli malı ların kaynak aldığı yerlere iyi bakmak gerekir.

Facialaştırma
“Sınavda kötü not alırsam mahvolurum!”
“Sınıfta görüşümü söylersem rezil olurum!”

Çevrenin ipoteğine girme
“Annem babam ne der!”
“Arkadaşlarım ne düşünür!”

Kendi başaçıkma kaynaklarını aşrırı değersizlştirme ,arkadaşları her zaman ondan daha başarılıdır? Yada bir arkadaşının gerisindeyse o artık geridedir ?

Sürekli değerlendirildiğine dair düşünceler ?
Burada başkaları tarafından aile ve arkadaşları öğretmenleri tarafından sürekli değerlendirildiğini tüm gözlerin onun üzerinde olduğunu düşünürken aslında en acımasız gözlerin kendi kendine doğruttuğu gözler olduğunun farkında değildir.

Şimdi bu düşünme şekillerinin ne kadar önemli olduğunu unutmayarak sınav kaygı ile ilgili bilimsel bakışlara bir bakalım ..

AÇIKLAYAN BİLİŞSEL MODELLER SINAV KAYGISI İLE İLGİLİ ÖNE SÜRÜLEN BİLİMSEL MODELLER
1.KETLENME MODELİ
2.EKSİKLİK MODELLERİ

KETLENME MODELİ

• Sınav kaygısı yüksek bireyin dikkati sınavın gerektirdikleri ve kendisiyle ilgili olumsuz düşünceler arasında bölünmek zorunda kalır. Sınavda sınav başarısının en önemli belirleyicisi dikkati sorulara verebilmek ve sorudan ne istendiğini muhakeme ederek hafızadan doğru cevabın çıkması sürecinin işlemesi. Sınavla ilgili yukarıda sayılan hiçbir düşüncenin sınav sırasında faydası yok. Bu düşüncelerin kontrolsüz gelmesi durumunda ise enerji ve dikkatin büyük kısmı soruların kendisinden çok bu düşüncelere gidiyor.
• Alarm sisteminin çalmasıyla salınan yoğu adrenalin düşünme ve karar verme gibi önemli beyin fonksiyonlarını etkiliyor.Bu modele göre bilişsel işlevlerde düşüş yani bilgi işleme süreçleri sekteye uğrar.
• Soruyla istenen bilginin geri alınması güçleşir
Sınavda donup kalma
Sınavda olup bitenleri anımsayamama
• Çağdaş yaklaşımlarda bu sürecin çalışma ortamını da provoke edebileceği ve sadece “hatırlama” sürecini değil öğrenme ve depolama sürecini de etkileyebileceği öne sürülüyor. Yani kaygıyla çalışan çocuk yeteri kadar öğrenemiyor ve öğrendiklerini yeteri kadar hatırlayamıyor.

EKSİKLİK MODELİ
• Bireyin performansındaki düşüşün kaynağı;
– yetersiz ders çalışma becerileri nedeniyle materyalin iyi öğrenilmemesi
– test esnasında buna yönelik becerilerindeki yetersizlik
Burada başarılı olma arzusu var ve elden gelen yapılmış. Ancak ders çalışma ve aslında öğrenmeyi öğrenme ve etkili sınav becerileri geliştirmekte sorun var. Bunun sebebi çalışma becerileri olabileceği gibi çalışma becerileri kazanmaktaki en büyük engellerden biri olan dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu ,özel öğrenme güçlüğü gibi hastalıkların altta yatan sebep olabileceği unutulmamalıdır.Çünkü iyi bir çalışma motivasyon ,dikkati sürdürebilme ,hafıza,bilgileri organize edebilme,zaman ayarlaması gibi yürütücü işlevlerin iyi çalışıyor olması gerekir ve bu rahatsızlıklar temelde yürütücü işlevlerle ilgili rahatsızlıklardır.
• Sınav kaygısı bu yetersizliklere dair farkındalığa verilen duygusal ve bilişsel bir tepkidir. Bu modele göre değerlendirme ortamında kaygının yükselmesi bireyin yetersiz hazırlığa dair farkındalığın sonucudur.
• Özetle “Kodlama” ve “Depolama” süreçleri sekteye uğrar.

Hangi çocuklarda SINAV KAYGISI görülme ihtimali yüksektir ?
Sınav kaygısı çocuklarının başarı çabalarını aşırı eleştiren ve başarı beklentisi yüksek ailelerde daha fazladır.
Genel olarak yaygın bir kaygı yaşayan çocuklarda sınav kaygısınında yüksek olduğu gözlenmiştir.
Sınav kaygısı yaşayanlar ile ilgili sınavla ilgili özyeterlilik duygularının düşük olduğu gözlenmiştir.
Performas sonuçlarını kontrol etmede daha çaresiz hissediyorlar
Sınavla ilgi gerçekçi oylan beklentileri var
Diğerlerinin kendi performanslarıyla ilgili düşünceleri ile ilgileniyorlar.
Akranlarıyla kendilerini sürekli karşılaştırıyorlar
Daha çok başarısı z sonuçlarını düşünme eğilimleri var ve başarısılık beklentileri daha fazla
Yeteneklerini olumsuz değerendirme
Başarıya öznel olarak daja fazla değer veriyorlar
Sınav gelecek yaşama öz sayguıya yada benliğe tehtid
Öğretmen ve aile baskısı daha fazla yüksek başarı beklentisi var
Yarış rejkabet fazla
Cezalandırlma
Hong 2002 kız öğrencilerde daha fazla görülüyor
Yeteneklerine inançları az
Sınavuı diğer öğrencilere gre daha zor algılıyorlar
Endişekli mükemmeliyetçi kişilik özleikleri
2.çocuklar ilk ve tek çocuklara göre daha fazla sınav kaygısı
Çoğunlukla okul öncesi başlıyor okul yıllarında artıyor ve üniveristede azasada devam ediyor.
Çalışma becerileri diğer çocuklara göre daha düşük
Entelektüel kapasite çok iyi değil
Akademik başarısızlık deneyimleyenlerde
Mükemmeliyetçi çocuklarda
Sınavı zor algılamak en çok da sınav sırasında …

Değerlendirilmeyle ilgili aşırı endişe
Ailelerini üzülmesine sebep olacaklarını düşünüyorlar
Sınava hazır olamdıklarını düşünüyorlar
Kendilerine güvenlerini kaybediyorlar.
Daha çok kendi düşüncelerine odaklanma eğilimindeler sınava odaklanmak yerine
Kendinden şüphe duyma

Diğer psiiyatrik hastalıklara ilişsi
Sınav kaygısının nedenleri sınav öncesi sebepler sınav sırasında
gidişat ve performansı etkilemesi üerinden bilimsel veriler
8.sınav kaygısı çocuk ve gençleri nası etkiler ?
SINAV KAYGISININ NEDENLERİ
SINAV ÖNCESİ NEDENLER :
Zamanı iyi kullanamama
Kötü çalışma alışkanlıkları
Yüksek beklenti düzeyi
Mükemmeliyetçilik
Görev ve sorumlulukları erteleme
Başarısız değerlendirilme korkusu
Yeterince hazırlanamama
Geçmişte yaşanana kötü sınav deneyimleri
Sınav sonuçlarına ve arkadaşlarının performansına aşırı odaklanma
Başarısız olma ve küçük düşme korkusu
Ders çalışmayı engelleyen okul dışı etkenler


SINAV KAYGISI BENİ NASIL ETKİLER ?
-Çalışmayı ve sınavlara hazırlanmayı etkiler
-karar verme mekanizmasını bloke eder
-sınav sırasında zihnin bomboş olmasına sebep olur
-yavaş yavaş akademik güveni bozar
-ne kadar bildiğimi göstermeme engel olur.
SINAV KAYGISININ ETKİLERİ

• Sınav sorularını okuma ve anlama güçlüğü
• Düşünceleri organize etmekte zorluklar
• Kavram ve sözcüklerin anımsanmasında zorluklar
• Konuya yeterli hazırlık yapılmış olmasına karşın sınavda başarısız olma
• Zihinsel ketlenme (blocking)
– Soruları yanıtsız bırakma
Sınavdan sonra doğru yanıtları anımsam

SINAV KAYGISI BENİM ÇALIŞMAMI NASIL ETKİLER ?
-zaman organize etmekte zorluklar
-zayıf çalışma alışkanlıkları
-oyalanma erteleme çalışma papaers yada ödevlerle ilgili
-başarısız olmanın sonuçları ile ilgili takıntılı korku dolu düşünceler
-materyali okuma yada materyali anlamaya konsantre olamama

SINAV KAYGISI SINAVI NASIL ETKİLER ?
-Odaklanamama, düşünceleri organize edememe
-önemli konuları ipuçları anahtar şeyleri hatırlamada zorluk
-soruları anlayamama
-benzer sorularda boşluk olması
-konu bilinse de skor düşük
-sınavdan sonra hatırlayabiliyorlar.

Yüksek sınav kaygısı :
1.ıq
2.yetenek
3.akademik başarı
4sorun çözme becerileri
5.bellek
6.okul derecesi
7.motivasyon
8.öğrenme
9.etkili çalışma becerileri
10.sınavlardan okuldan kaçınma

Neyapar .
Özsaygı düşük
Notlar düşer okula yönelik duygu olumsuz başarısızlıktan korkma
Daha az kendini kabıul daha az özkontrol ve daha düşük öz saygı
Lufi 2004 daha fazla psikopatoloji ile ilşkili bulunmuş sinirlilik gerginlik endişe ve üzüntü,mutsuzluk umutsuzluk ,deprsyon zayıflık yorgunluk
Sınavda önemli olan semantik bellek organşze etmede başarısızlıkçaşılşa bellepi ve dikkette bozulma olur
Sınavda önemli olan problem çözme kısa süerli bellek dikkat ediğer bilişse süreçler olumsuz etkilenir.
Hazırlanma eresinde kaygı düşük çalışma becerieri kodlama ve depolama daha az


DİĞER PSİKİYATRİK HASTALIKLARLA İLİŞKİSİ
• Yaygın Anksiyete Bozukluğu
• Sosyal Anksiyete Bozukluğu
• Obsesif-Kompulsif Bozukluk
• OKKB
• Depresyon
• Tüm bozukluklardaki ana temalardan biri bireyin katastrofik, çarpıtılmış algıları ve kendilerine dair yüksek standartlarıdır.

DEĞERLENDİRME VE GENEL OLARAK TEDAVİ AŞAMASINDA BİZ NE YAPIYORUZ ?
Duygu odaklı tedaviler
Bilişsel terapiler
Beceri eğitimi

SINAV KAYGISIYLA BAŞA ÇIKMAK İÇİN….
ÇOCUKLARA YÖNELİK
SINAV KAYGIMI NASIL AZALTABİLİRİM ?
1.Efektif çalışma
2.sağlıklı bir yaşam tarzı
3.doğru bilgilenme
4.sınavla ilgili hazırlık
5.davranış değiştirme
6.rasyonel düşünme
7.test taking stratejieri
8.kaygı azaltıcı teknikler

Sayaç